Bütün atardamarlar ya da diğer adıyla arterler kalpten çıkarlar ve kalpten uzaklaştıkça çeşitli dallara ayrılırlar ve bu arada atardamarın genişliği giderek azalmaya başlar. Bir süre sonra atardamarlar (arter) kılcal damarlara ayrılır. Kılcal damarlara kapiller damar da denir. Kılcal damarlar (kapiller damar) birleşerek toplardamarları (ven) oluştururlar.
Arteriovenöz malformasyon, kılcal damarların bir bölgede gelişememesi sonucu, atardamarlar ile toplardamarlar arasında anormal bir bağlantının olması halidir. Bu bağlantı sayesinde atardamar ile toplardamar doğrudan birbiriyle ilişkili bir yumak oluşturur. Arteriovenöz malformasyonda, atardamarlar kılcal damarlara uğramadan direkt olarak toplardamarlara bağlanmaktadır. Arteriovenöz malformasyon, hemanjiom, damar beni ya da damar yumağı gibi isimlerle de bilinir. Genellikle doğuştan var olan (konjenital) bir durumdur. İç organlarda olması halinde çoğu zaman kişiler, bu durumdan haberdar bile değillerdir.
Arteriovenöz malformasyon, kanamalara neden olabilir, etrafında bulunan dokulara bası yapabilir ve vücudun bazı kısımlarına yeterli miktarda kanın gitmesinin engellenmesine neden olabilir.
Arteriovenöz malformasyonlar, en sık beyin ve omurilikte görülür, ancak vücutta akciğer, dalak, cilt, göz, böbrek ve karaciğer gibi bir çok organda bulunabilirler. Belirtiler arteriovenöz malformasyonların bulunduğu yere göre değişir. Beyindekiler büyüyebilir ya da patlayıp kanayabilir ve felce (inme) neden olabilir. Cilt hemanjiomları, ciltte damar yumağı, kırmızı lekeler veya çatlamış kılcal damarlar şeklinde görülür.

